Monday, October 25, 2010

Goodbye...

Tuesday, October 05, 2010

Eski bir yazı buldum. Eskimemis.

İstanbul’da uyanmak. “Uyan dostum uyan!”. Gündüz yasaktı ona İstanbul. Sadece geceleri serbest. Normal olanlar zaten kalmaz sokakta gece. O neden kalmasın? Sokak lambaları inatla ışık tutar hayata gece. Bırakmaz yakanı. İlla aydınlık olacak yaşamlar. Adımları belli. Yolları belli. Taşları belli. Kıvrılan yolu izle sola dön, ordasın. Nerde ama? Nerde?

İnsan sokağa taşar da gece dibine vurur şişeyle hayatın. Kaldırımlardan yollara taşar. İçi dışına. Akmış makyaj da koymaz ona bozulmuş saç da. Şov hala devam mı etmeli? Sahneleye sahneleye öğrenmedik mi?

Peki kaç. Gece aşıklarına karış. Ters sandallarda yanyana bira içenlere. Boş şişeleri yanyana dizenlere. Arka banktaki tazecikleri izle. İyi izle. Az sonra o da eskimeden. Sonsuza kadar kimin
omzuna yaslansam?

Gülen gözler.